
Körfez krizi havacılığı sarsıyor: İstanbul yeni aktarma noktası oluyor!
Körfez’deki çatışmalar ve hava sahası kısıtlamaları, uluslararası uçuş rotalarını değiştirdi. İran ve Irak hava sahaları kapatılırken, uçuşlar kuzey hattı (Kafkaslar-Afganistan) ve güney hattı (Mısır-Suudi Arabistan-Umman) üzerinden yönlendiriliyor. Bu durum uçuş sürelerini uzatıyor ve yakıt tüketimini artırıyor. BBC’ye göre kriz devam ederse İstanbul ve Riyad gibi havacılık merkezleri yeni aktarma noktaları olarak öne çıkabilir.
Körfez’deki çatışmalar ve hava sahası kısıtlamaları, uluslararası uçuş rotalarını yeniden şekillendirdi. İngiliz BBC Haber sitesi, Orta Doğu’daki savaşın hava ulaşımını nasıl etkilediğini analiz ederek, mevcut durum dikkate alındığında İstanbul’un ön plana çıktığını yazdı.
Havacılık uzmanı John Strickland, “Mevcut tabloya baktığımızda havayollarının karşısında çok sınırlı seçenekler var” dedi. Son gelişmelerle birlikte İran ve Irak hava sahaları güvenlik gerekçesiyle uçuşlara kapatıldı veya tercih edilmemeye başlandı. Havayolu şirketleri alternatif olarak kuzey veya güney koridorlarını kullanmak zorunda kaldı.
Flightradar24 verilerine göre, Azerbaycan’ın kuzeyinde yaklaşık 100 kilometrelik şerit yoğun uçuş trafiğine sahne olurken, güney bölge ve kuzey İran üzerinde neredeyse hiç uçuş bulunmuyor.
OpsGroup risk analiz platformundan David Mumford, mevcut koşullarda uçuşların iki ana rotaya yönlendiğini belirtti:
Kuzey hattı: Kafkaslar ve Afganistan üzerinden,
Güney hattı: Mısır, Suudi Arabistan ve Umman üzerinden.
Her iki rota da normalden daha uzun ve yoğun kullanıldığı için uçuş süreleri uzuyor ve yakıt tüketimi artıyor.
BBC’nin analizine göre, çatışma kısa sürede çözülürse Körfez havayolları mevcut iş modellerine geri dönebilir. Ancak gerilimin uzun sürmesi halinde sektörün yapısal olarak yeniden şekillenmesi gündeme gelebilir. Uzmanlar, kriz devam ederse Riyad ve İstanbul gibi havacılık kapasitesini artırma planları bulunan şehirlerin avantaj elde edebileceğini vurguluyor.
İstanbul Havalimanı’nın mevcut genişleme planları kapsamında dokuz piste kadar kapasite artırımı hedefleniyor. Bu tür merkezler, küresel hava trafiğinin yeniden şekillenmesi durumunda yeni aktarma noktaları haline gelebilir.

