
Küresel piyasalarda alarm: Petrol 90 dolara dayandı!
Savaşın 8’inci gününde küresel piyasalarda panik havası hakim olurken petrol fiyatları hızla yükseldi. Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan, savaş başladığında 66 dolar olan Brent petrolün varil fiyatının 90 doların üzerine çıktığını belirtti. Turan, Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün risk altında olduğunu vurgulayarak, savaşın uzaması halinde enerji krizi ve küresel ekonomik etkilerin daha da derinleşebileceğini söyledi. Ayrıca tanker geçişlerinin yeniden başlaması durumunda petrol fiyatlarında sert düşüş yaşanabileceğini ifade etti.
Bölgede füzelerin ateşlendiği, hava sahalarının kapatıldığı savaş ortamı yalnızca askeri cephede değil, küresel piyasalarda da sarsıcı etkiler yaratıyor. Savaşın 8’inci gününde enerji hatları diken üstünde, piyasalarda panik havası hakim. Uzmanlara göre krizin küresel ekonomiye faturası her geçen dakika daha da kabarıyor.
Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan, krizin başlangıcına dikkat çekerek, “28 Şubat sabahı aslında bir krize uyandık. Bu krizin kısa süreceğini ummuştuk ancak petrol neredeyse kan oraya akıyor. Bunun kısa sürede bitmeyeceğini, bir Venezuela operasyonu olmadığını bir hafta süren savaşta gördük. Diplomatik kapıların tamamen kapandığını ve karşılıklı restleşmenin sürdüğünü görüyoruz.” dedi.
Savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının hızla yükseldiğini belirten Turan, “İlk saldırı başladığında Brent petrolün varil fiyatı 66 dolardı. Geçen hafta kapanış itibarıyla 94 doları test etti ve 90 dolardan kapandı. Haftalık artış yüzde 25’e yakın, aylık artış ise yüzde 35’e dayanmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Petrol fiyatlarındaki artışın günlük hayatın tamamını etkilediğini vurgulayan Turan, “Bugün hayatımızda kullandığımız A’dan Z’ye her şey petrole dayanıyor. Aslında petrol bizim medeniyetimizin temeli. En son 2008 krizinde 150 dolar seviyelerini görmüştük.” dedi.
Krizin merkezinde ise Hürmüz Boğazı bulunuyor. Turan, küresel petrol akışının kritik bir bölümünün burada kilitlendiğini belirterek, “Dünyanın günlük petrol talebi yaklaşık 100–110 milyon varil. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ise günlük 19–20 milyon varil. Yani küresel arzın yaklaşık yüzde 20’si şu anda kilit durumda.” diye konuştu.
Güvenlik riskleri nedeniyle navlun ve sigorta maliyetlerinin arttığını söyleyen Turan, “Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol akışı fiilen durma noktasına geldi. Günlük yaklaşık 20 milyon varillik akışın durduğunu görüyoruz.” dedi.
Her ne kadar ülkelerin ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik rezervleri bulunsa da bunun uzun süreli bir açığı kapatmaya yetmeyeceğini belirten Turan, “Bu açığı ne ABD ne Rusya ne de uluslararası Enerji Ajansı'nın rezervleri karşılamaya yeter.” değerlendirmesinde bulundu.
Krizin asıl etkisinin önümüzdeki haftalarda daha net hissedileceğini söyleyen Turan, “İlk bir haftayı geride bıraktık ve petrol 90 doların üzerine çıktı. Eğer bu süreç 21 gün ya da bir ay daha devam ederse asıl risk o zaman başlayacak. Depolar dolduğunda üretim kısıtlamaları gündeme gelecek.” dedi.
Turan, petrol fiyatlarındaki artışın sadece akaryakıtla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece aracı olanları ilgilendiren bir durum değil. Üzerimizdeki kıyafetten tekstile, ilaçtan gübreye kadar A’dan Z’ye her şeyi etkiliyor.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan bölgede güvenlik riskleri devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın tankerleri donanma eşliğinde koruyacaklarını ve sigorta maliyetlerini artıracaklarını açıkladığını hatırlatan Turan, İran’ın denizaltı ve insansız sistemlerle bölgede önemli bir caydırıcılık oluşturduğunu belirtti.
Turan’a göre Hürmüz’de güvenlik sağlanır ve tanker geçişleri yeniden başlarsa petrol fiyatlarında sert bir geri çekilme görülebilir. “Eğer tankerler yeniden geçmeye başlarsa petrol fiyatlarının 90 dolardan hızla 75–76 dolarlara, hatta 60 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini söyleyebiliriz. Ancak burada kalıcılık ve İran’ın atacağı adımlar belirleyici olacak.” dedi.



